Aktüel

Onuryay Evrentan ile röportaj

By

on

"Onuryay Evrentan"Onuryay Evrentan ile röportaj, “Parmaklıklar Ardında” dizisinde canlandırdığı Aylin rolüyle akıllarda kalan Onuryay Evrentan, şimdi “Bir Çocuk Sevdim”in Emine’si olarak izleyici karşısında… Evrentan, sivri karakterler canlandırmayı sevdiğini söylüyor.

* “Bir Çocuk Sevdim”de canlandırdığınız Emine, içten içe hırslı bir karakter izlenimi veriyor… Siz ne dersiniz?

– Aslında şöyle demek daha doğru olur: Emine ailenin en büyük kızı. Aileyi çekip çeviren, düzenini sağlayan, tüm yükü üstlenmiş bir çocuk. Bir bakıma evin küçük annesi. Özellikle de Mine için… Dört duvar arasına sıkışıp kalmış. Kendine ait bir hayatı olduğunu söylemek zor. Bu yüzden de kardeşlerine öfkeli…

* Mine’ye yaptıklarını kötülük olarak algılamıyor musunuz?

– Koruma içgüdüsünden yapıyor her şeyi… Ama Mine’ye verilen haklar hiçbir zaman ona verilemediği için de inceden bir kıskançlığı var tabii. Aslında derdi tamamen kendisiyle.

* Sizi daha önce de hep Emine gibi vurucu rollerde izledik.

– Bana teklifi ilk olarak Gaye Boralıoğlu getirdi. Kabaca hikayeyi anlattığında, bu değişkenlik ve derinlik kısmı hoşuma gitti. Karakterin katmanlarının olması büyük avantaj… “Parmaklıklar Ardında”daki Aylin’de olduğu gibi… Bıçaksırtı karakterler hoşuma gidiyor. O zaman kendimi aşıyormuşum gibi geliyor.

KADIRGA’DA ESKİ İSTANBUL İNSANININ SAMİMİYETİ VAR

* Ekiple aranız nasıl?

– Çetin Tekindor’la daha önce tiyatro oyununda beraber oynamıştık zaten, öyle bir avantajım var. ış ahlakı ve disipliniyle mesleki gelişimime çok yardımcı oluyor. Onun dışındaki ekip arkadaşlarımla da güzel bir aile olduk.

Sponsor Bağlantılar

* Ya semt ahalisi?

– Harikalar… Kadırga’nın insanları bizleri sıcakkanlı bir şekilde kabul etti, evimizde gibiyiz.

* Kadırga’ya daha önce gitmiş miydiniz hiç?

– Hayır. “Kadırga neresi?” dediklerinde, Sultanahmet, Kumkapı civarı diye tahminde bulunduğum bir yerdi sadece. Niyeyse önceden ince bir endişe duygusu veren yerde, bir anda eski İstanbul insanının samimiyetini yakaladık. Orada yaşayanlarla dost olduk. Çok turistik bir yer olması da beni ayrıca şaşırttı. Çekim sırasında her milletten insanla karşılaşıyoruz.

* Türkiye’de dizi izleyicisi genelde olaya kendini kaptırır. Size de “Neden kötülük yapıyorsun kardeşine?” gibi tepkiler gelmeye başladı mı?

– Seyircinin Mine’yle empati kurması ve onu korumaya çalışması güzel bir şey… Çünkü doğru yolda ilerlediğimizi, seyirciyle buluştuğumuzu gösteriyor. Ama kötü bir tepki almadım henüz. En fazla “Sen bari yapma, bak babanız da yanında değil” diyenler oluyor

* Biyoloji mezunusunuz, oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?

– O hep içimde vardı. Kendimi ifade etmek için ortalıkta devamlı şarkı söyler, sokaktaki arkadaşlarımla gösteriler yapardım. Hacettepe Biyoloji’deyken, yakın dostum Özge Fışkın’la “Biz galiba bu işi yapmayacağız” demeye başladık. ıçimde sürekli bir boşluk vardı çünkü, kendimi yeterince ifade edemediğimi düşünüyordum. Oyunculuk yaparak tamamlandığımı hissettim. Biyoloji de bana çok şey kattı tabii. ınsanın nasıl nefes aldığından nasıl yaşadığına kadar pek çok şey öğrendim.

About admin

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir